DONALD TRUMP’IN GERİ DÖNÜŞÜ

AB Konseyi başkanlığını devralmadan önce Financial Times’a (12.11.2025) verdiği röportajda, başkan Hristodulidis şunları söyledi: “Orta Doğu, Trump ve ABD ile bir kesişim noktasıdır. Şu anda Washington ile net bir ortak tutumumuz yok. Birlikte çalışmanın bir yolunu bulmalıyız.” Hristodulidis şöyle devam etti:
“Bazı Avrupalı liderler Trump ile aynı fikirde değil, ancak bu bir fikir birliği ya da ayrılığı meselesi değil. O, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı. Onunla çalışmak zorundayız.” Hristodulidis, Trump’ın ‘Orta Doğu’ya ilgi gösterdiğini’ söyledi.
Ayrıca şunları da ekledi: “Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, bölgedeki birçok ülkenin ABD’nin geri çekildiğini hissettiği bir dönemin ardından Amerika’nın Orta Doğu’ya olan ilgisinin yeniden canlandığının işareti oldu. En azından Trump’ın ilgisini görüyoruz. İran ile İsrail arasında kriz patlak verdiğinde, sorunu çözen oydu. Şimdi de Gazze ile ilgili bir plan sundu. İdeal bir plan değil, ama en azından ortada bir plan var.”
Ancak Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, Amerikan ilgisinin yalnızca Orta Doğu özelinde yeniden canlanmadığını gösterdi; bu ilgi Uzak Doğu, tüm Doğu, Batı, Kuzey ve Güney’i de kapsıyor. “Bölgedeki birçok ülke ABD’nin geri çekildiğini hissettiği bir dönemin ardından,” Trump bizi ABD’nin hiç de geri çekilmediğine, aslında burada ve her yerde olduğuna ikna etti. Venezuela’ya geri dönüp petrolüne göz dikti, ve Kolombiya, Grönland ve Avrupa’da da aynısını yapacağına dair tehditlerde bulundu. Önce dünyayı gümrük vergileriyle tehdit etti, sonra gülünç duruma düştüğünde alçakgönüllülük gösterip özür diledi, şimdi de dünyanın sorunlarını çözecek—ki bu konuyla oldukça ilgili.
“Bazı Avrupalı liderler Trump ile aynı fikirde değil, ancak bu bir fikir birliği ya da ayrılığı meselesi değil. O, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanı. Onunla çalışmak zorundayız,” diyor Avrupa’nın Kıbrıslı başkanı. “İran ile İsrail arasında kriz patlak verdiğinde, sorunu çözen oydu” — tıpkı Gazze sorununu çözdüğü gibi, tıpkı Venezuela sorununu çözdüğü gibi.
Hristodulidis tam olarak ne demek istiyor? Trump ile aynı çizgide olmalıyız, onunla ‘çalışmanın bir yolunu bulmalıyız’ mı? Grönland meselesinde bile — Grönland, hani dün bize uzaktan da olsa AB başkanlığını devreden Danimarka’ya ait olan.
Kıbrıs, 2012 yılında Danimarka’dan AB başkanlığını ilk kez devraldığında, Danimarka Başbakanı bizzat devir teslim törenine katılmış ve başkanlığı Demetris Hristofyas’a devretmişti. Peki, bu sefer Danimarka başbakanı nereye gitti? Onu da Trump ile aynı çizgiye getirmemizden mi korktu?
Bu köşe yazısı ilk defa 08.01.2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Kaynak: DONALD TRUMP’IN GERİ DÖNÜŞÜ