UMUDUMUZU KORUYALIM!

Yiannos Afrodisis
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından açıklanan gayrı resmi Cenevre Zirvesi’nin (17-18 Mart) sonuçları olumlu bir gelişmedir. Bir dizi yeni eylem üzerinde anlaşmaya varılmıştır ve bunların uygulanması için iki toplum arasında hem liderlik hem de vatandaş düzeyinde işbirliği gerekmektedir.
Kıbrıs toplumarı arasında temas ve iletişimi kolaylaştıracak her yeni tedbir memnuniyetle karşılanmalı ve her yaratıcı işbirliği girişimi, özellikle birleşik bir ortak vatan vizyonunu paylaşanlarca olumlu karşılanmalıdır.
Geçtiğimiz günlerde, Kıbrıs sorununa sürdürülebilir ve işlevsel bir çözüm bulunması için on yıllardır sarf edilen çabalara destek veren dostlarımızın, açıklanan güven arttırıcı önlemlere ilişkin endişeler dile getirdiğini işittik. Pek çok kişi bunların bir sonraki zirvenin yapılacağı Temmuz ayına dek uygulanıp uygulanmayacağını merak ediyor. Diğerleri ise, zirvenin müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik çabalar açısından daha da güçlü sonuçlar doğurabilmiş olması gerektiğine inanıyor. Ancak bu spesifik dönemde bunun mümkünatı var mıydı?
Çözüm arzumuz güçlü ancak Kıbrıs meselesinin her aşamasında gerçekçi olmamız, mevcut siyasi koşulların farkında olmamız ve ulaşılabilir hedefler belirlememiz gerekiyor. Özlü konuların ele alınacağı yeni bir müzakere sürecine doğru ilerleyebilmek için öncelikle iki toplumun bireyleri arasındaki güvenin güçlendirilmesi gerekmektedir. Açıklanan tedbirler bu yönde katkı sağlamaktadır.
Kuşkusuz bu tedbirler, daha önce uygulananlar gibi, çözümün yerini tutmadığı gibi mevcut durumun sürdürülmesine yönelik araçlar olarak da değerlendirilmemelidir. Ancak, BM Genel Sekreteri tarafından özel bir temsilci atanması ve Temmuz ayında yeni bir zirve düzenlenmesi niyetiyle birlikte düşünüldüğünde, azımsanmaması gereken iyi bir başlangıç teşkil etmektedir.
Cenevre, belki de daha iyi koşullar altında yeni bir müzakere süreci için bir umut penceresi açmıştır.