Kıbrıs Sorunu

SEÇİM ÖNCESİ KONUŞULANLARDA EKSİK BİR ŞEY Mİ VAR?

Okuma Süresi: Dakika

İlk Yayınlanma Tarihi: 15 Mayıs 2026. Penna’da Yayınlanma Tarihi: 15 Mayıs 2026.


Seçim öncesinde yapılan konuşmaları, afişleri, sloganları takip ediyorum. İşçilerin %80'inin aldığı hayat pahalılığı ödeneği, hayvancılığın tehlike altında olması, apartmanlarda yaşayanlar veya barınacak yeri ve parası olmayanlar hariç herkes için güneş panelleri ve göçten bahsediliyor. Son üç yıldaki tüm anketlerin toplumun en büyük sorunu olarak gösterdiği göç.



Anketlerin iki temel unsuru var. Birincisi, mevcut hükümetin diğer tüm hükümetlere hatta Mari dönemindeki hükümete [Editörün notu: Eski Cumhurbaşkanı Demetris Christofias’ın yönetimi sırasında 11 Temmuz 2011de Evangelos Florakis Deniz Üssü’nde meydana gelen patlama] kıyasla dahi en düşük kabulü görmesi. İkincisi ise, adadaki modern Yunanlıları [Editörün notu: kelime anlamı modern Yunanlı olmakla birlikte, burada sorunlu ve bencil bir zihniyete sahip olduğu düşünülen basmakalıp modern Yunanlıları aşağılayan bir terim olarak kullanılmaktadır] ilgilendiren ana sorunun göç olduğu. Aynı zamanda hükümet, yasadışı girişleri önemli ölçüde azalttığını ve geri dönüşleri de önemli ölçüde artırdığını övünerek anlatıyor. ELAM da övünüyor, ancak bu başarı ELAM üyesi olmayan iki bakana ait.



Göçmenlerin varlığı bizi endişelendiriyor. Patateslerimizi hasat eden, siparişlerimizi teslim eden, domuzlarımızı besleyen, fabrikalarımızda çalışan, ebeveynimizin ve nenelerimiz ile dedelerimizin popolarını silen göçmenler mi? Ekonomimizin %50sini ayakta tutanlar mı?



Göç, adadaki modern Yunanlıların” [Editörün notu: kelime anlamı modern Yunanlı olmakla birlikte, burada sorunlu ve bencil bir zihniyete sahip olduğu düşünülen basmakalıp modern Yunanlıları aşağılayan bir terim olarak kullanılmaktadır] birinci önceliği”dir. Korku, göçmenlerin özgür Kıbrıs’ın yarısını işgal edeceği yönündedir. Bu arada, Türkler diğer yarısını, işgal altındaki kısmı çoktan işgal etmişlerdir; ancak seçim kampanyasının ortasında kimse bundan bahsetmemektedir. Kıbrıs, haritada gördüğünüz Apostolos Andreastan Bafa, Girneden Limasola kadar uzanan yer değildir. Modern Kıbrıslı Rumlar için Kıbrıs, Lefkoşadan Limasola kadar uzanan, biraz Aya Napa ve biraz da Baf olan bir yerdir. Girne, Omorfo, Mağusa? Yok sayılır.



Bunlar seçim öncesi gündeminde yer almıyordu. Hiçbir parti çıkıp Topraklarımızın yarısını umursamıyorsunuz” demedi. Hiçbir aday, seçmenleri vatanlarını Lefkoşa-Limasol koridoruna indirgemekle suçlamayacak.



Neden? Çünkü oy hakkı seçmenlerde ve oy hakkına sahip seçmenler vatanlarının yarısı konusunda endişeli değiller.



Dolayısıyla Kıbrıs sorunu, göçmenler değildir. Seçim öncesi konuşulanlarda ele alınmayan konudur. Siyasi ve ulusal bilincin daralmasıdır. İşgal altındaki Kıbrıs’ın silinmesidir. Türk işgalinden elli iki yıl sonra, kimse hatırlamak istemiyor. Tabi bu unutuş, bu gönüllü körlük, herhangi bir göçmenden çok daha tehlikelidir. Çünkü göçmenler gelir ve gider. Ancak vatanımızın yarısının kaybı ortadan kalkmaz. Biz sadece buna uyum sağladık. Hatta Türk işgali altında, istikrar ve güvenliğin temeli olduğumuzu ilan ederek bunu reklam ediyoruz.

Bu makale ilk olarak 08.05.2026 tarihinde yayımlanmıştır



Bunları da beğenebilirsiniz