| KIBRIS SORUNU |HARAVGİ

K/T TOPLUMU İLE OLAN İLİŞKİMİZİ GELİŞTİRMEMİZ LAZIM

ENGLISH (İNGİLİZCE) ΕΛΛΗΝΙΚΑ (YUNANCA)

Bir dönem vardı ki, ‘dayanışma’ kelimesi bize biraz uzak ve başka bir dünyaya aitmiş gibi gelirdi – özellikle de kelimenin tam anlamıyla – zira hayatlarımız ve günlük gerçekliğimiz bunu pek de gerektirmiyordu…  Olaylar gelip geçer ama biz Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasındaki dayanışma, her zamankinden daha acildir. Kıbrıs Rum toplumunun Crans Montana’daki tutumunun sonuncunda işler daha da kötüye giderken, Kıbrıslı Türkler, özellikle şimdi, Tatar döneminde korkunç bir açmaz içinde çünkü artık bölünmenin kabus olmaktan çıkıp başka bir şeye dönüştüğünü görüyorlar.  Kıbrıslı Türkler birçok vesileyle, içinde bulundukları durumun ve tam olarak ne istediklerinin gayet iyi bilincinde olarak, kitlesel gösteriler ve eylemlerle, çözüme duyulan ihtiyacı vurgulayarak dile getirdiler: Yeniden birleşme, barış, kalkınma ve refah, insanlığın bu dünyada yaşayabilmek için ihtiyacı olan her şey. Hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, içinde bulunduğumuz durum şudur ki, Kıbrıs Türk toplumu ile olan ilişkilerimiz geriye dönülmeyecek bir noktaya gelmelidir, yani hiçbir şekilde tehlikeye atılamayacak şekilde olmalıdır. Hali hazırda kültür alanında ilginç ve önemli çalışmalar yapılıyor, böylece ortak mekanlarımız ve zamanımız yaşatılmaya devam edebilecek, zira ortak kimliğimiz bizi motive eden, her zaman aynı başlangıç noktasına götüren şey olmuştur. Ancak diğer tarafta, bizi aynı başlangıç ​​noktasına değil, aynı sona götürebilecek milliyetçi bir söylem ve fışkıran bir nefret var. Tabii ki siyaset teknokrat bir şekilde ve politik/resmi bir seviyede yürütülüyor. Ancak tarih bizlere göstermiştir ki hiç kimse, bırakın halkın öfkesini, iradesini hiçe sayamaz. Ayrıca burada, yaklaşık 50 yıl sonra, öfke birikiyor ve bir çözüme duyulan ihtiyaç artıyor, katlanarak artıyor. Pek çok şey, her birimizin ideolojik ve psikolojik olarak dünyayı nasıl gördüğümüze bağlı. Bir de yoruma açık olmayan veya siyasi bakış açısına bağlı olmayan şeyler var. Bunlardan bir tanesi de açık bir yara olan Kıbrıs sorunudur. Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler, birbirimize hiç duymadığımız kadar çok ihtiyaç duyuyoruz, tam da her geçen gün birbirimizden uzaklaştığımızı hissettiğimiz için, çünkü öyle görünüyor ki aramızdaki hayali duvar daha da şekilleniyor. Ülkemiz adına yaşanabilecek olumsuz gelişmelere hep birlikte karşı koyabilmemiz için ilişkilerin güçlendirilmesi yönündeki çabalar hiçbir zaman azalmamalıdır. Bu ütopik değil, acı gerçektir: Tren giderek uzaklaşıyor ve gözden kayboluyor. Söylediğimiz ve yazdığımız her şeyle tutarlı olmak istiyorsak, treni geri getirmek için elimizden geleni yapmalıyız.

Kaynak: K/T TOPLUMU İLE OLAN İLİŞKİMİZİ GELİŞTİRMEMİZ LAZIM

Share:
KYRIACOS LOIZOU | HARAVGİ
Adım Kyriakos Loizou ve Ocak 1986'da bölünmüş Lefkoşa'da doğdum. Atina'daki Panteion Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Tarih okudum, Atina Metsovio Ulusal Teknik Üniversitesi'nde de siyaset felsefesi seminerlerine katıldım. Altı yıl Yunanistan'da yaşadıktan sonra 2013 yılında Kıbrıs'a döndüm ve altı ay boyunca Çalışma Bakanlığı'nda çalıştım. Daha sonra Atina ve Kıbrıs'ta 'Mihani tou Hronou'nun (Zaman Makinesi) arkasındaki gazeteci ekibinin bir parçası olarak çalıştım. 2020'den beri 'Haravgi' gazetesinde çalışıyorum ve aynı zamanda Atina'da özel bir üniversitede Psikoterapi eğitimi alıyorum. 'Haravgi'de Kültür ve Uluslararası Haberler bölümlerinden sorumluyum ve aynı zamanda çeşitli konularda yazılar yazdığım bir köşem var. Yaptığım işte ana hedefim, bir kum tanesi kadar da olsa ülkemizin yeniden birleşmesine katkıda bulunmak.

BUNLAR DA İLGİNİZİ SEÇEBİLİR